22 Ağustos 2009 Cumartesi

Ramazan 2009 Karnıyarık İftar Bereketi Etkn.


Sevilciğim kolay gelsin diyorum bu tarif sana gelsin benden :)

http://birdemliksohbet.blogspot.com/

2009 Ramazan...


Şükür kavuşturana. Sen ne mübarek bir aysın. 11 ayın sultanısın.. Rabbim tuttuğumuz oruçları, ettiğimiz duaları, kıldığımız namazları-ki o namazların içinde öyle bir namaz var ki ramazanlaşan bir namaz TERAVİH- kabul buyur. Tüm islam alemine hayırlar getirsin inşallah..

Ramazanın 1. günü yani dün orucumuzu evimizde açtık. Yavaş yavaş iftarımızı ettik. Çayımızı içtik. Teravihimize gittik, geldik.. Gel gelelim bugüne. Erzurum'dan gelen teyzemi davet etmek bir türlü nasip olmamıştı. Kısmet bugüneymiş. Davetimi kabul ettiler sağolsunlar. Yedik içtik, az evvel uğurladım misafirlerimi. Yoruldum yorulmasına ama tatlı bir yorgunluk ramazanınki de. İftar hazırlamak baya telaşe işiymiş. Bir de babamın çiğ köfte yapası gelmiş (her zamanki gibi), mutfağım allak bullak olmuş. Neyseki iftardan sonra teyzemle beraber halletmeye çalıştık. Şu an hala dandanakan savaşı modlarında olsa bile en azından kirliler makinede bir kısım büyük araç gereş yıkandı falan filan işte. Bunları neden yazıyorum size asıl bugün paylaşmak istediğim ilk defa yaptığım karnıyarık yemeği. İftara babamın da geleceğini öğrenince yani kendine ait bir programının olmadığını öğrenince patlıcanları közlemeye karar verdim. Ablamı aradım o da kızartma yapınca çok daha lezzetli oluyor dedi. Ben de oy birliği ile sadece babama ikram edeceğim porsiyonu ocakta közledim. Annem : "Kekşe hepsini közleseydin" dediyse de artık çok geçti :)


Bugünkü menüm şöyle:

Tarhana Çorbası

Mercimekli Bulgur Pilavi

Tavuk Pirzola

Karnıyarık

Çiğ Köfte

Mevsim Salata
Annemin teyzemle yapıp getiridiği Su Böreği

Ve Ramazanın vazgeçilmez tatlısı Güllaç


Ben bugün sizlerle Karnıyarık tarifini paylaşacağım..


Karnıyarık


Malzemeler


8 adet patlıcan

1 büyük soğan,2-3 dş sarımsak
5 yemek kaşığı zeytin yağı

300 gr kadar kıyma

Tuz, Karabiber, Pulbiber

1 yemek kaşığı domates salçası

1 su bardağı dolusu kıyılmış maydanoz

Patlıcanları kızartmak için sıvı yağ

Üzerine koymak için domates ve yeşil biber



Hazırlanışı


Öncelikle patlıcanları alacalı soyarak tuzlu su doldurduğunuz bir kapta beklemeye alın. Soğanı, sarımsağı yemeklik doğrayıp zeytin yağı ile tencereye alın. Onlar kavrulurken kıymayı ve salçayı ekleyin. Tuzunu baharatını ayarlayın. Soğumaya alın. Soğuduktan sonra içine maydanozları ekleyin.Tuzlu suyun içinde bekleyen patlıcanları temiz su ile yıkayıp, ortalarından keserek birer ikişer kızartmaya başlayın. Kızaran patlıcanları temiz bir peçetenin üzerine alın. Patlıcanların hepsi kızarınca içlerini açarak kıymalı malzemeden ekleyin. Üzerlerine bir dilim domates, bir dilim biber koyup tepsiye dizin. Pişireceğiniz zaman tepsiye biraz kaynar su ekleyin. Arzu ederseniz salçalı sos da yapabilirsiniz. Ben yaptım ama sevmeyenler olabilir.
Not: Resmi fırınlamadan önce çekmiştim. Malum İftar telaşı. Masamı da çekemedim telaştan. Sağlık olsun.

Afiyet olsun hepinize..Sevgiler..


8 Haziran 2009 Pazartesi

Yoğurt Tatlısı

Okulların son haftasındayız. Karne notları, e-okul kitap girişleri, bilumum resmi işler, sınıf düzenlemeleri çok şükür bitti sayılır. Geriye tatil planlamasını yapıp baskıya vermek kaldı.

Mayısın 28 inde gerçekleştirdiğimiz sınıf gecemiz dillere destan olmuş. Kolbastı, koro, jimnastik, çeşitli skeçler ve halk oyunları danslarımız velilerimizin gözünü doldurmuş. Hocam diyorlar anasınıfı yıllarında da çok programlarını izliyorduk bizimkinin ama bu yılki diğer yıllardan çok farklıydı. Bu yılı farklı kılan ise yapılan gösterilerin, çocuklarımızın kişisel özelliklerine uygun ve ders verir niteliğinde olmasıydı diyor ve ekliyorlardı, önceki yıllarda bir nevi taklit, bu yıl ise roller özümsenerek çıkılmıştı sahneye. Bu güzel iltifatları duymak, memnuniyetini dile getirme erdeminde bulunanlarla beraber olmak beni de ziyadesiyle memnun etti. Bu hafta Perşembe günü sınıf pikniğimiz var. Bir öğrencimin yazlık evine gideceğiz. Çok eğlenceli oluyor öğrenci piknikleri. Onlarla çocukça oynamak mutlu ediyor beni. En iyi tarafı da birçoğunun annesinin gelmesi ve çocuklarına sahip çıkması :) İnşallah kazasız, belasız ve sorunsuz gidip geliriz.

Sizlerle dün anneme yaptığım güzel olduğunu görünce üst komşumuz Bahar Teyze ye de yaptığım yoğurt tatlısını paylaşacağım. Resim ekleyemiyorum çünkü çekmedim. Oysaki iki borcam yapmıştım. Ama çok güzel oldu. Tavsiye ederim. Özellikle şerbetli tatlı seven beylerin damak tadına hitap ettiğini düşünüyorum.

Yoğurt Tatlısı

3 yumurta
7 yemek kaşığı şeker
3 yemek kaşığı yoğurt
1 paket kabartma tozu
8, 9 yemek kaşığı un


Şerbeti için
2 su bardağı şeker
3 su bardağı su
Soğuk ekleneceği için ara sıra karıştırılarak şekerin ermesini sağlayın..

Hazırlanışı:

Yumurta ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın. Yoğurdu ekleyin. Eğer yoğurdunuz sıvı ise 5 kaşık filan koyabilirsiniz. Unu her zamanki gibi azar azar ekleyin. Unun üzerine kabartma tozunu ekleyin. Karıştırıp yağlanmış borcama dökün. 150 derecede pişirin. Fırından kırmış bir şekilde çıkarınca 1 dk bekleyin ve soğuk şerbeti yavaş yavaş üzerine gezdirin. Soğuk servis yaparsanız şerbetini daha iyi çekmiş olur.

Not: Bu tarif Betül ablama aittir. Ben başka bir gün Hansa’nın tarifini deneyip onu da size sunacağım.
Yeni yazı tarif ve etkinlikle gelmek dileği ile…Şimdilik sağlıcakla kalın.

14 Mayıs 2009 Perşembe

Mor Çiçeklerim..


Sabahın bir vakti tüm personelden önce okula gelen bir öğretmen olarak beni okulun bahçesinde karşılayan bu güzelleri sizinle paylaşmak istedim. O kadar masumlar ki..
Öğrencilerimle bahçeye çıktığımızda onlara da bu güzelleri gösterdim. Hepsi müptelası oldu. Her teneffüs bunların yanındalar. Birbirlerine de öğretmenin sevdiği çiçeklere gidiyorum diyorlarmış :)
Bazen etrafımızda olan güzelliklerin farkında olamayabiliyoruz. Birileri ya da birisi hatırlatınca hatırımıza gelip önem kazanır o mesele o eşya ya da her neyse.. Ben de öğrencilerim için böyle bir güzelliğe vesile oldum sanırım. Çoğu zaman da onlar benle minik mutluluklarını paylaşırlar.. Bir bebek, bir resim veya öğretmenim biz dün akşam babaanneme gittik gibi minik mutluluklar.. Bunlar onlar için büyük önem arz ediyor, bizim için de tabi onlar önemsediği için önemli :)

Dün gece yeğenim Nuran’ın Okuma Bayramı’na gittik. Bir önceki yazımda az çok tasvir etmiştim o sınıf gecelerinin ortamlarını. Aynı ortam bu akşam da yaşandı. Nuran ailede en küçük çocuk olmasına rağmen annesini, anneannesini ve tabi teyzesini sahnedeki performansıyla duygulandırdı. “Ne çabuk büyüdün de rol alıp oyunlarda oynuyorsun sen?” sorusunu aklımıza getirdi bütün gece miniğimizin hali.. İşte böyle..

Sağlıcakla kalın.. Fatma öğretmenim geçmiş olsun.. Darısı başımıza :)

8 Mayıs 2009 Cuma

Sakınan Göze Çöp Batar..


Öğretmenlik hayatım boyunca öğrencilerimin güvenliğini hep ön planda tutan bir öğretmen olmaya çalıştım. Mesleğe başladığım okulun fiziki şartlarının normal okul standartlarına göre daha zor olması beni bu duruma itti diyebilirim.Özellikle teneffüs saatlerinde yaşanan kazalar yaralanmalar o okulumda daha çok ve sık oluyordu. O yüzden hele 1.sınıf okuturken her teneffüs peşlerindeydim desem abartmış olmam. 4 yıl o okulda görev yaptım çok şükür öğrencilerin emniyeti sağlıkları vs. bakımlarından hiç bir sorun yaşamadım.

Bu sene de tek binadan oluşan 4 katlı okuluma geçtim. Burada da yine aynı hassasiyet ve titizlikte olduğumu zannediyordum. Ama bazen sizin düşünmeniz önlem almanız yeterli olmuyor. Kaderde varsa bir şeyler oluyor. Dün yazdığım yazımda çok değişik işlerle uğraştığımdan bahsetmiştim eve gidene kadar. Ama demekki eve gittim deyince ya da gidince de bitmiyormuş uğraşacağınız meseleler. Hele de insanlarla ve daha önemlisi çocuklarla uğraşıyorsanız. Dün okuldan sonra etüt yaptığım öğrencilerden ikisi etüt sonrası bi cinlik yapıp okulun bitişiğindeki parka gitmişler. Aslında çok tehlikeli ve dönüşü olmayan bir durum değil. Her şeyden önemlisi çok şükür birinin ayağına bile taş değmemiş. Ama ben bu kadar önemsediğim ve her durumda öğrencilerimin başında olmaya çalıştığım halde bu olayın olması başlıkta da okuduğunuz deyimi aklıma getirdi. Dün akşam çok üzüldüm. Paylaşayım dedim. Allah bütün öğrencileri her türlü kötülükten, kötü insanlardan ve kazalardan korusun. Amin..

7 Mayıs 2009 Perşembe

Lale, Kolbastı, Kermesler...


Şu sıralar yazmamak için o kadar bahanem var ki.. Aslında bütün işlerimi geciktirmek için süper bahaneler bulurum ama yazı yazamamamın en büyük nedeni evde açıp hemen yazabileceğim bir
bilgisayarın olmamasıydı. Okulda ise derslerin ve diğer uğraşların haylice vaktimi alması, kafamın yazı yazacak kadar sakin olmamasıydı. Hele bugün o kadar değişik işlerle uğraştım ki okul sonrası hangi birini anlatayım.
Yazı yazmak diyorduk değil mi ..Gelelim ona. Şimdi evde kocaman bi bilgisayar var maşallah 20 inch okulda da her ne kadar internet varsa da kafasına esince bağlanmıyor.Ne duruyorum değil mi evde yazayım okulda yayına vereyim.. Tamam inşallah en kısa zamanda daha sık güncelleyeceğim sitemi. Daha çok yazacağım, yazı yelpazemi daha geniş tutacağım.
Birazcık içinde bulunduğum durumlardan bahsedeyim sizlere. Malum bahar aylarında öğrencilerde ve öğretmenlerde bir gevşeme söz konusu olur. Ben de her sene o gevşeyen güruha dahil olurum. Ama çabuk toparlarım kendimi. Önce kas ağrılarıyla ve alerjimin sık sık nüksetmesiye başlar bahar yorgunluğum. Hele de açık havada çok kalmışsam örneğin Hale Sultan'ın bahçesinde sefa yapmışsam, hiç görmeyin beni "hapşuuuuu!" derim her dakika.. Velhasıl çok da severim baharda bakmaya, Çamlıca'dan İstanbul'a...
28 Mayıs'da öğrencilerimizle anne baba ve yakın akraba-i taallukata sunmak üzere sınıf gecesi hazırlıyoruz.. Süslü püslü kız öğrenciler yakışıklı erkek öğrenciler mi ararsınız. Hepsi heyecanlı pürheves, sosyalleşmenin basamaklarını bu tür oranizasyonlarla tek tek çıkıyorlar. .Cümbür cemaat gelinen, hop oturup hop kalkarak izlenen program ellerden kayıt cihazları düşmeden izlenir. Yeni anne-babalar ve ununu eleyip eleğini asma heyecanını yaşayanlar bir de arada derede olanlar. Program sonrasında ise, öğretmenim emeğinize sağlık çok güzeldi, çok duygulandık ne güzel hazırlanmışlar- (bunu duymak isterim çünkü daha başlamadık hazırlanmaya) türünden teşekkürvari söylemler duyulur. Geçip giden ve dudaklarda güzel bir tat bırakan bir gece olur anlaşılan... Öğrencilerimizin eğlendikleri, öğrendikleri ve en önemlisi dünyaya mesaj niteliğindeki duruşlarıdır bizim diye sahip çıktıklarımız. Çalışmaya kolbastı dansından başladık. O kadar sevimli sevimli oynuyorlar ki anlatamam minikler. Zaten müzik çok kıpır kıpır ve eğlenceli.Öğrencileri çalıştırıken Esma öğretmenimle ben de giriyoruz halkaya.. Eğleniyoruz, çok anlamlı cümleler işitiyoruz, süper figürler görüyoruz..
Mayıs ayında bir de kermes telaşı sarar bilimum çevreleri. Bizim okulda da var aynı uğraştan. Misler gibi gözleme kokuyor her yan. Cıvıl cıvıl fuaye alanı.. E haliyle alışveriş yapılıyor..Arkadaşlar da piyasayı sen mi canlandıracaksın bu kadar alışveriş yeter diyorlar bana. Ne güzel okul aile birliğimiz emekle yapmışlar fedakarlıkla dizmişler standlar a'dan z'ye bir sürü eşyayı, gönüllülükle sabahtan akşama kadar koşturuyorlar bana da onlara "Okul aile biriliğimizin birliği bozulmasın inşallah.." demek düşer..
Resimdeki laleler ise yaklaşık 15 gün evvel Hale Sultan'ın penceresinden makineme düşen güzellik..
En kısa zamanda gözleme kareleri de eklemeliyim..
Sevgilerimle..

17 Nisan 2009 Cuma

Kayısı Tatlısı

15 günde bir gerçekleştirdiğimiz, gelenekselleşen ve dolu dolu geçen aile toplantımızı son zamanlarda yemekle açıyoruz. Genellikle ortaklaşa yapılan ve beraberce yenen yemekler adeta ailevi bağlarımızı perçinleyen nitelikte oluyor. Fakat toplantılarımıza hepimize hepimizden yakın, şirin mi şirin aslında kan bağımızın olmadığı bir aile de katılıyor. İki tatlı kız ve bir yakışıklı evlat sahibi anne babaya; iyi ki varsınız, iyi ki de bizim yanımızdasınız diyoruz. Bu tatlıyı da güzel evlatların annesi aile dostumuz Berrin abla yapmış, diğer yaptıklarıyla birlikte. Kayısı tatlısı inanılmaz lezzetli bi o kadar da hafif.. Kesinlikle denemenizi tavsiye ederim..
Not: Geçtiğimiz hafta annemle babam umreye gittiler.. Onlardan bol bol dua istedik. Sizler de bizlere dua ediniz lütfen, bize de nasip etsin Allah..
Tarif ölçü ile değil ama hayatında en az bir kere mutfağa girmiş biri mutlaka yapabilir…
Ben kısaca anlatıyorum….

Kayısı Tatlısı

Bir miktar kayısı kurusu (gün kurusu da olur)
Tere yağ
Şeker
Ceviz
Hazırlanışı
(Yarım kg için )
Kayısıları yıkayıp ortadan ikiye bölün. Teflon bir tencereye alın. İki yemek kaşığı tereyağını ilave edin. Hafif kavurduktan sonra üzerinde yarım çay bardağı toz şeker gezdirin. Servis yapacağınız tabağa alıp bol ceviz dökün. Eğer hemen servis yapmayacaksanız servisten biraz önce fırında hafif ısıtmanızı öneririm..
Afiyet Olsun….

13 Nisan 2009 Pazartesi

Kutlu Doğum Hediyem






Nisan ayının içimde bir şeyleri heyecanlandıran bir etkisi vardır.Her sene kış mevsiminin sona ermesi kainatın yeniden canlanması gibidir benim ruh dünyamda nisan ayı…. Tıpkı sert rüzgarların, yağmurların, soğukların gece gündüz üzerinden esip geçtiği toprağın canlanması gibi içimizde kabuk tutan güzelliklerin de bu kutlu ayla yeniden yeşillenmesi gibi.. Bu görmüş olduğunuz kartlar 14 asır evvelinde cevherlerin bile yanında değersiz kaldığı o mübarek ağızdan dökülen, hayatımıza serlevha etmemiz gereken hadis-i şerifleri sevdiklerimizin- bu vesileyle kendimizin- hayatlarına geçirme çabamızın bir ürünü..En yakınımdakilere elimle hediye ettim. Uzaklardan iletişim kurduğum arkadaşlarıma ise hem fikir olur düşüncesi ile hem de gördükleri kadarıyla faydalanmaları isteğiyle bloguma ekliyorum..

Kutlu Doğum Ayınız Kutlu Olsun…