27 Nisan 2010 Salı

Bebeğim Geliyor...


Allah nasip ederse yaklaşık 10 hafta sonra minik bir kızımız olacak.. Daha öncesinden yazayım dostlarımla paylaşayım dedim ama hiç tarif ekleyemediğim için yazamadım gitti. Hansacığım kızını kucağına aldı. Darısı bana inşallah. Henüz, isim dahil hiçbir şey hazır değil.Sadece bi velimin hediye ettiği elbisesi var kızımın.Çıkarıp çıkarıp onu seviyoruz. Evimden taşınmayı düşünüyorum. Bir iki hafta daha ev arayacağız anneme ve ablama yakın bi ev bulana kadar. Bulamazsak evimize razı olup babamızdan arabanın anahtarını almanın yollarını arayacağız kızımla.
Tabi ufak tefek yapılacak işler var. Karne verene kadar izne ayrılmayacağım. Evde durursam, eğer taşınmazsam evimizde revizyon yapalıyız.Malum minik geleceği için onun da yaşayabileceği bir hal almalı evim.Şimdilik eksik, gedik bulup not ediyoruz. 10 haftada bütün işler biter miniğimiz sağlıkla gelir mi ne dersiniz?

25 Mart 2010 Perşembe

Sınıf Kurabiyeleri


Okulmuzda bulunan 1. sınıf zümresi yani Elif, Ümran ve Merve öğretmenler yiyecekler adlı etkinliği gerçekleştiriken hadi bir de kurabiye yapalım şuracıkta dediler.Malzemeler toplandı. Tereyağla şeker karıştırldı. Un azar azar ilave edilerek ortaya muhteşem bir fındıklı karışım çıktı. Öğrencilerin tarafından getirilnen bilimum süsleme malzemeleriyle süslenip fırına pişmeye gönederildi. Sonuç: Harika..
Tarif Fınıklı tarçınlı kurabiyenin aynısı ama içinde bir tek tarçın yok. Malum yeni nesil yemez diye eklemedik. Başta Ümran öğretmenim olmak üzere öğretmenler biraz yoruldu ama minik akıllarda güzel şeyler kalsın diye değil mi bütün emeğimiz?
Fotoğraflar da Merve öğretmenime ait. Ellerinize sağlık kızar. Süper oldu. Biz 1. sınıfa giderken sınıfta kurabiye yapmak hayalimizde bile yoktu. Hayal bile edemediğimiz nice güzellikleri yaşatmak dileğiyle...

22 Mart 2010 Pazartesi

Hoş geldin LEYLA bebek...

Bir önceki-yaklaşık olarak 2.5 ay evvelki- yazımda bahsi geçen tatlı insan, ablacığım Hansacığım'ın dünya tatlısı bir kızı oldu. 20 Mart doğum günü. Allah sağlıkla, sıhhatle büyütsün. Anne babasına sağlıklı uzun hayırlı ömürler nasip etsin.
14.abla çocuğu da dünyaya gözünü açtı. Hem de ne açış. Fıldır fıldır bakıyor minik şey.
Merak edenler için yazıyorum. 2970 gr ve 47 cm uzunluğunda tatlı kızımız.
Darısı bana ve bebek bekleyen tüm anne adaylarına..

3 Ocak 2010 Pazar

Alın Benden de 2009'un son masası..


Geçtiğimiz hafta sonu 2009’un son pazarı uzun zamandır gitmek istediğimiz birilerine gittik. Her şey ve ortam o kadar güzeldi ki..ta ki ben Hansacığımın o güzel ve temiz buzdolabına kahvaltı tabağını (tepsisini) devirene dek..Sonrası malum..Üf ya tüh ya.Valla nazarım değdi.Ne güzel temiz buzdolabın diye diye..Eyvah eteğim zeytinlerin yağına banmış...Üzerime olan sayılı eteklerimden biriydin seeennn…. Ühü ühü…

Babamın da o tarihte yurt dışında olmasını fırsat bilerek annemi Hansayla baş başa bırakıp biz İstanbul’a geri döndük. Bakmayın İstanbul’a döndük dediğime. Aslında orası da İstanbul il sınırları içinde ama Tekirdağ’a daha yakın. Olsun ya biz birbirimizi böyle de çok seviyoruz. Hansacığıma çook cici bir tişört aldım. Daha büyüğü ile değiştirmem için bana geri verdi. O benim oldu. Ben de ona XL beden aldım ve dün takdim ettim.J Kızma malum durumdan dolayı J

Sizlere bu güzel masa ile veda ediyorum. Menüdeki patatesli mantar, karışık kızartma, börek, annemin çörekleri ve sayamayıp resmini eklediğim her şey muhteşem ötesiydi…

Teşekkür ederiz CİCİ ailesi.

22 Aralık 2009 Salı

Bayat Ekmek Poğaçası





Bugünkü tarif iki çocuk annesi beden eğitimi öğretmeni arkadaşım Tuba’ya ait. ( Sanki her gün bi tarif veriyormuşum gibi oldu biraz)


Yılan hikayesine dönüşen buluşma günümüz nihayet bugün gerçekleşti. Teee bu senenin başında başlattığımız günümüzü devam ettirmek için, 5 kişilik çekirdek bir gün olmasına rağmen bir türlü fırsat bulup uygun gün ayarlayamadık. Dolayısıyla baya bi sarktı. Ama değdi hakikaten. Çünkü gün grubumuzun dışında uzun zamandır görüşemediğimiz iki arkadaşımız da katıldı buluşmaya.


Mekan sevgili Tubacığımın evi idi. Yıllarca giriş katta oturan arkadaşım 4. kata taşınmış. Evi ikramları, çocukları kendisi kısacası her şey harikaydı..Sofra o kadar zengindi ki..Maşallah yapmış da yapmış. 14 çeşide kadar sayabildim.Ellerine sağlık pratik arkadaşım.. Hepsinden tatmaya çalıştım. En çok ilgimizi çeken de bayat ekmekle yapılan poğaça oldu.Tarifini o da bi arkadaşından almış.Tarifi bana bu gece mutlaka mail at dedim. Hemen buzdolabının üzerinden alıp elime tutuşturuverdi. Ben de sıcağı sıcağına yazıyorum…




Bayat Ekmek Poğaçası



Malzemeler



1 su bardağı yoğurt


1 su bardağı sıvı yağ


Islatılmış yarım ekmek ( bayat )


1 yumurta sarısı


Tuz


1 paket kabartma tozu


Aldığı kadar un


Galeta unu


İstediğiniz her hangi bir iç ( Kıyma, peynir.. vs)



Hazırlanışı



Malzemelerin hepsini karıştırıp hamuru inceltiyoruz.Normal poğaça gibi malzemeden koyup kapatıyoruz.Önce yumurta akına sonra galeta ununa bandırıp tepsiye diziyoruz.


Sıcak olarak tüketilmesi tavsiye ediliyor..




1 Kasım 2009 Pazar

Doğum Günü Pastam

Her 29 Ekim'de bir yaş daha büyüdüğümü düşünürdüm. Bu sene artık yaşımın ilerlemediğini farkettim. Hala 22 yaşındayım :) Bu seneyi takip eden 15 yıl boyunca Allah ömür verdiği sürece hep 22. yaş günümü kutlayacağım :)

Doğum günümde arayan, mesaj atan face de not bırakan ve bizzat kutlayan arkadaşlarıma, akrabalarıma teşekkür ederim.Allah hepimize sağlıklı, huzulu hayırlı bir ömür nasip etsin..


Maklube


Sevgili kardeşim Ukbe dün akşam eşimin telefonunu yürüttü. Oysa ki biz onu yağmurlu ve soğuk bir akşamda eve kadar sıcak arabamızla bırakmıştık. Telefonundaki mesajlarını okumaya yeltendiğimde özel hayatın öneminden bahseden ufak şeker 6300 Nokia marka bir telefonu el altından eve götürmenin özel hayatla bir alakasının olmadığını iddia ediyor. Bu resimdeki lezzet yumağı ise çaldığı telefonu pişmanlık duygusuyla geri getirmesinin sonucu olarak ona verdiğimiz ödül.

Eşim ben ve Ukbe üçlüsünden oluşan kombinasyon bu lezzete imza attı.

İşte Tarif:

5 çay bardağı pirinç ( büyük baraklardan)

Yarım kg kuzu kuşbaşı ( biz dana kullandık markette kalmamış)

6 tane küçük boy patatesi

1 tan soğan

Tere yağ, Zeytinyağı, tuz

Öncelikle eti pişiriyoruz.(olduğundan biraz daha küçültürseniz daha iyi olur) Patatesi yuvarlak yuvarlak dilimleyip az yağda kızartın. Soğanı da yuvarlak keserek yağladığınız bir tencerenin altına dizin. Pirinci kavurun.Sırasıyla en alta soğan, patates, et, pirinç, patates, et, pirinç kuralına uyarak tencereye bastıra bastıra dizin. Aralarına ince tereyağ dilimleri dizin. Daha sonra ocağa alın. Bir kaşık yardımıyla kaynamış suyu, hazırlanan pilavlı karışımın üzerinden 2 cm çıkacak kadar ilave edin. Kısık ateşte yarım saat kadr pişirin. Yuvarlak bir tepsinin ortasına ters çevirerek servis yapın. Bunu görenler maklube böyle olmaz diyebilirler. Biz üç kişi olduğumuz için daha büyük bir tepsiye çevirmedik. Dolayısıyla etrafına salata ve yoğurt da koymadık. Onları da bağımsız tabakalarında servis ettik. Afiyetle yedik bitti!