10 Kasım 2010 Çarşamba

Uyuyan bebek..İlginç anne...







Ben kızımı uyutmak için kırk takla atarken Mila'nın annesi çocuğuna uyku ilacı veriyor olmalı ki bebeyi şekilden şekile sokup binbir tane foto çekmiş. Ben normal halinde bile resim çekmeye kalksam kesin uyanıyor. Ha bi de bizimki normal bebekler gibi sırt üstü değil de yüz üstü yatmayı daha çok seviyor.Mila yavrum, annen seni mıncuklarken o resimleri çekicem diye, sen nasıl oluyor da uyanmıyorsun? Benim kızıma da öğret..Yok ben fotoğraf çekmeyeceğim. Sadece yemek yapıp, etrafı toparlayıp, çamaşır asıp, ütü yapıp, telefonla konuşup,bulaşık makinesini yerleştirip, evi silip süpüreceğimn..Çok işim yok aslında :)
Darısı benim fındığımın başına.( deliksiz uykular)
Sitede daha çok var ben en beğendiklerimi ekliyorum.




8 Kasım 2010 Pazartesi

Bebeğim Geldi...

Bebeğimin geliş hikayesi..Bebekli bir kadın. Ev hanımı. Anne. Bu sıfatlar bana çok uzaktı. Ta ki geçen sene anne olacağımı öğreninceye dek. Aradan geçen bir senede çok şey değişti. Artık evimizde minik bir neşe kaynağımız, hayatımızı ona göre programladığımız, gaz çıkardığında ohh çok şükür dediğimiz, karnı doyunca doyduğumuz, onun uyku saatlerinde aslında 2 kişi olarak ne kadar yalnız olduğumuzu hissettiğimiz birisi var hayatımızda. Kızımız..Seniha’mız..5 Temmuz 17.41’de girdin hayatımıza.Sanki hep vardın. Hep yanımızdaydın..Kokunu duymak çok güzel..Klasiktir, hep derler “anne olunca annemin değerini daha iyi anladım” bu söz boşuna klasikler arasına girmemiş. Gerçekten çok doğru. Gerçi annelerimiz anne olmadan da çok sevilir ve hakkı ödenmeyecek şekilde minnettarlık duyulacak varlıklardır ama kendi evladı olunca insanın daha başka oluyormuş..

İşte benim son zamanlarda oluşturduğum sözlüğüm. Buyrun;

Doğum sonrası depresyon; eşimin yardımıyla hafif sıyrıklarla atlattığım psikolojik travma.

Yenidoğan sarılığı; Bilurubin denilen sarılık ölçer zımbırtısı 15’i gördü. Bu gece sizi hastanede misafir edebiliriz diyince doktor, zırlayan bir anne. Daha sonra bilinçli bir beslemeyle inişe geçti çok şükür.


Köprücük kemiği; Normal doğumlarda bebeklerde oluşabileceğini söyledikleri köprücük kemiği kırığı bebeğimizde de oluştu. İlk 15 gün ağlamalarıyla birlikte, bizi 1 ay endişelendirdi. 1.ay kontrolümüzde çok şükür iyileştiği öğrendik.

Anne sütü; İnsanın karnını doyurmasının, doğduğu andan itibaren ne kadar zor bir olay olduğunun kanıtı. Mucizevî sıvı. Ayrıca oluşması için "dev anasının çorba kâseleriyle" yediğiniz içtiğiniz komposto, cacık, çorba her türlü sıvı gıdayı yok saymayalım.


Kusmuk; En güzel kıyafetinizin-tabi içinde girebilirseniz-,halılarınızın, koltuklarınızın, yatağınızın çeşitli bölgelerinde oluşan yer yer sulu, yer yer peynirimsi beyaz akıcı sıvı J))


Yemek yapmak; Eskiden yani çalıştığım dönemde okuldan eve erken gelip hatta gelmeden markete uğrayıp alışveriş yapmak ve gelir gelmez mutfağa girmek benim için çok büyük zevklerdendi. Şimdi ise eşim okuldan gelince ancak hazırlayabiliyorum. İnşallah en kısa zamanda eski performansına döneceğim.


Fazla kilolar; Doğum yapmanın akabinde kendimi fit hissediyordum. Tabi "dev anasının çorba kasesiyle" içtiğim; komposto, cacık, çorba yediğim; tahin helvaları, bulgur pilavları ve sayamadığım bir sürü leziz bir o kadar da kalorili yiyecekler sayesinde hamilelik kiloma geri döndüm..Yani hem süt oldu hem de löp löp yağ oldu L


Gaz Sancısı; Ağlama krizleriyle kendini gösteren, belli zaman ve mekanı olmayan, bir sürü ilacı olan fakat bizim bebekte işe yaramayan fizyolojik rahatsızlık. Kırkı çıktıktan sonra geçer dense de 4. Ayında olan kızımda hala baş göstermektedir. Bebeğin ayağını sıcak tutmak, annenin kendini soğuktan koruması ve muskat adı verilen acayip ceviz gibi bir gıdadan çay kaşığıyla minikçe bebeğe vermek bir nebze olsun bu illetten kurtulmamıza yaradı. Ayrıca gazın çıkardığı ses dünyanın en rahatlatıcı, en anlamlı sesidir. Çoğu zaman o sesi duymak için kulak kabartırız. Aman çıkınca duyayım diye J


Aklıma gelince daha da yazarım inşallah şimdilik bu kadar..Merak eden, not bırakan, herkese teşekkürler..Allah her kadına anne olmayı nasip etsin. Çok güzel bir duyguymuş..

18 Mayıs 2010 Salı

Neler Oluyor Bana?

Şu sıralar gecede kaç kere uyandığımı sayamıyorum. Aldığım magnezyum kalsiyum desteğine rağmen ayağıma giren kramplar, bel ağrılarım, mide yanmalarım ve bunun gibi yakınmalarım.. Allah isteyen herkese versin bebiş beklemek kolay olmuyormuş. Önceki yazımda belirttiğim gibi evimizde revizyon yapmaya başladık devam ediyor hala bitmedi. Ama henüz bebeğimizin bir adı dahil ve birkaç hediye eşyadan başka hiçbir şeyi yok. Kendi minik hıçkırıkları, tekmeleri, minik kalp atışları var sadece.. (eksik etmesin rabbim)
Okula devam ediyorum. Gidebildiğim kadar gideceğim. 18 Haziranda karne vermek amacım. Bakalım bizim minik, doktor teyzesinin dediği gibi acele etmezse, karneden sonra 3 haftamız daha olur. Ama yok ben erkenden gelicem nasıl bir yer orası derse yapacak bişi yok. Ne zaman nefes alması gerekiyorsa o zaman gelsin sağlıkla..
Hepinize güzel taze sebze-meyveli bol piknikli bahar diliyorum.

27 Nisan 2010 Salı

Bebeğim Geliyor...


Allah nasip ederse yaklaşık 10 hafta sonra minik bir kızımız olacak.. Daha öncesinden yazayım dostlarımla paylaşayım dedim ama hiç tarif ekleyemediğim için yazamadım gitti. Hansacığım kızını kucağına aldı. Darısı bana inşallah. Henüz, isim dahil hiçbir şey hazır değil.Sadece bi velimin hediye ettiği elbisesi var kızımın.Çıkarıp çıkarıp onu seviyoruz. Evimden taşınmayı düşünüyorum. Bir iki hafta daha ev arayacağız anneme ve ablama yakın bi ev bulana kadar. Bulamazsak evimize razı olup babamızdan arabanın anahtarını almanın yollarını arayacağız kızımla.
Tabi ufak tefek yapılacak işler var. Karne verene kadar izne ayrılmayacağım. Evde durursam, eğer taşınmazsam evimizde revizyon yapalıyız.Malum minik geleceği için onun da yaşayabileceği bir hal almalı evim.Şimdilik eksik, gedik bulup not ediyoruz. 10 haftada bütün işler biter miniğimiz sağlıkla gelir mi ne dersiniz?

25 Mart 2010 Perşembe

Sınıf Kurabiyeleri


Okulmuzda bulunan 1. sınıf zümresi yani Elif, Ümran ve Merve öğretmenler yiyecekler adlı etkinliği gerçekleştiriken hadi bir de kurabiye yapalım şuracıkta dediler.Malzemeler toplandı. Tereyağla şeker karıştırldı. Un azar azar ilave edilerek ortaya muhteşem bir fındıklı karışım çıktı. Öğrencilerin tarafından getirilnen bilimum süsleme malzemeleriyle süslenip fırına pişmeye gönederildi. Sonuç: Harika..
Tarif Fınıklı tarçınlı kurabiyenin aynısı ama içinde bir tek tarçın yok. Malum yeni nesil yemez diye eklemedik. Başta Ümran öğretmenim olmak üzere öğretmenler biraz yoruldu ama minik akıllarda güzel şeyler kalsın diye değil mi bütün emeğimiz?
Fotoğraflar da Merve öğretmenime ait. Ellerinize sağlık kızar. Süper oldu. Biz 1. sınıfa giderken sınıfta kurabiye yapmak hayalimizde bile yoktu. Hayal bile edemediğimiz nice güzellikleri yaşatmak dileğiyle...

22 Mart 2010 Pazartesi

Hoş geldin LEYLA bebek...

Bir önceki-yaklaşık olarak 2.5 ay evvelki- yazımda bahsi geçen tatlı insan, ablacığım Hansacığım'ın dünya tatlısı bir kızı oldu. 20 Mart doğum günü. Allah sağlıkla, sıhhatle büyütsün. Anne babasına sağlıklı uzun hayırlı ömürler nasip etsin.
14.abla çocuğu da dünyaya gözünü açtı. Hem de ne açış. Fıldır fıldır bakıyor minik şey.
Merak edenler için yazıyorum. 2970 gr ve 47 cm uzunluğunda tatlı kızımız.
Darısı bana ve bebek bekleyen tüm anne adaylarına..

3 Ocak 2010 Pazar

Alın Benden de 2009'un son masası..


Geçtiğimiz hafta sonu 2009’un son pazarı uzun zamandır gitmek istediğimiz birilerine gittik. Her şey ve ortam o kadar güzeldi ki..ta ki ben Hansacığımın o güzel ve temiz buzdolabına kahvaltı tabağını (tepsisini) devirene dek..Sonrası malum..Üf ya tüh ya.Valla nazarım değdi.Ne güzel temiz buzdolabın diye diye..Eyvah eteğim zeytinlerin yağına banmış...Üzerime olan sayılı eteklerimden biriydin seeennn…. Ühü ühü…

Babamın da o tarihte yurt dışında olmasını fırsat bilerek annemi Hansayla baş başa bırakıp biz İstanbul’a geri döndük. Bakmayın İstanbul’a döndük dediğime. Aslında orası da İstanbul il sınırları içinde ama Tekirdağ’a daha yakın. Olsun ya biz birbirimizi böyle de çok seviyoruz. Hansacığıma çook cici bir tişört aldım. Daha büyüğü ile değiştirmem için bana geri verdi. O benim oldu. Ben de ona XL beden aldım ve dün takdim ettim.J Kızma malum durumdan dolayı J

Sizlere bu güzel masa ile veda ediyorum. Menüdeki patatesli mantar, karışık kızartma, börek, annemin çörekleri ve sayamayıp resmini eklediğim her şey muhteşem ötesiydi…

Teşekkür ederiz CİCİ ailesi.